Şiddet Öğrenilir mi?
Öğrenme kavramı, psikoloji alanının uzun yıllar boyunca temel inceleme konularından biri olmuştur. Bu alandaki çalışmaların önemli bir kısmı, çocuk davranışlarını gözlemlemeye dayanır. Bir çocuğun davranışları nereden gelir? Yaptıklarını kendi başına mı keşfeder, yoksa gördüklerini mi tekrarlar?
1960’lı yıllarda sosyal psikolog Albert Bandura, bu sorulara yanıt aramak için Bobo Doll Deneyini gerçekleştirdi. Ülkemizde “hacı yatmaz” olarak da bilinen oyuncakla yapılan bu deney, sosyal öğrenme kuramı açısından önemli bir yer tutar. Aynı zamanda çocuklarla yapılan araştırmaların etik sınırları bakımından da sıkça tartışılmıştır.
Deney Nasıl Gerçekleşti?
Deneyde çocuklar üç farklı gruba ayrıldı. Her grup, bir yetişkinin oyuncak bir bebekle (Bobo Doll) nasıl etkileşime girdiğini izledi.
- Bir grup, yetişkinin saldırgan davranışlar sergilediğini gördü.
- Bir grup, yetişkinin sakin ve saldırgan olmayan davranışlar sergilediğini izledi.
- Kontrol grubundaki çocuklar ise herhangi bir model izlemedi.
Daha sonra çocuklar, aynı oyuncakların bulunduğu bir odaya alındı ve serbest oyun oynamalarına izin verildi.
Bulgular: Sosyal Öğrenmenin Görünür Hale Gelmesi
Deney sonucunda dikkat çekici bulgular elde edildi. Saldırgan davranışlara tanık olan çocuklar, aynı saldırgan davranışları taklit etti. Üstelik bu taklit yalnızca birebir kopyalama ile sınırlı kalmadı; bazı çocuklarda yeni saldırgan tepkiler de ortaya çıktı.
Sakin modeli izleyen çocuklarda ise bu tür davranışlar anlamlı ölçüde daha az görüldü.
Bu sonuçlar, şiddetin yalnızca doğuştan gelen bir eğilim olarak değil, gözlem yoluyla öğrenilebilen bir davranış olarak da değerlendirilebileceğini gösterdi.
Bandura’ya göre insanlar yalnızca deneme-yanılma yoluyla öğrenmez. Aynı zamanda:
- Başkalarını gözlemler,
- Davranışların sonuçlarını değerlendirir,
- Uygun gördükleri davranışları içselleştirebilir.
Gündelik Yaşamda Sosyal Öğrenme
Gündelik yaşantıda da benzer süreçlerle karşılaşırız. Medyada şiddetin normalleştirilmesi, çocukların rol model olarak gördüğü yetişkinlerin davranışları ve “O yapıyorsa ben de yapabilirim” düşüncesi bu duruma örnek gösterilebilir.
Davranış, çoğu zaman yalnızca bilinçli bir kararın sonucu değildir. Bazen tekrar tekrar gördüğümüz, çevremizde normal kabul edilen ya da ödüllendirildiğini düşündüğümüz örüntüleri farkında olmadan benimseyebiliriz.
Etik Tartışmalar
Bobo Doll Deneyi, etik açıdan da sıkça eleştirilmiştir. Çocuklara saldırgan davranışların bilinçli olarak gösterilmesi ve deneyin uzun vadeli etkilerinin yeterince değerlendirilmemiş olması, önemli soru işaretleri doğurmuştur.
Bu deney, günümüzde benzer çalışmaların çok daha sıkı etik kurallar çerçevesinde yürütülmesinin nedenlerinden biri olarak kabul edilir.
Davranışlar yalnızca bireyin iç dünyasının ürünü değildir.
Çoğu zaman, gördüklerimizin bir yansımasıdır.
Bu yönüyle Bobo Doll Deneyi, yalnızca çocuk davranışlarını değil; yetişkinlerin model olma sorumluluğunu da düşünmemize neden olur. Çünkü çocuklar çoğu zaman söyleneni değil, gördüklerini öğrenir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve psikolojik danışmanlık yerine geçmez.
Kaynaklar
- Bandura, A., Ross, D., & Ross, S. A. (1961). Transmission of aggression through imitation.
- Bandura, A. (1977). Social Learning Theory.
- McLeod, S. A. (2014). Bobo Doll Experiment.
Bu yazı hazırlanırken psikoloji literatüründeki klasik çalışmalar ve güncel etik tartışmalar temel alınmıştır.